"BİZİM PARTİMİZ" YERİNE "BİZİM İTTİFAKIMIZ"

"BİZİM PARTİMİZ" YERİNE "BİZİM İTTİFAKIMIZ"
Ulaş DEMİRAY'ın köşe yazısı

ENEZ MEKTUBU

"BİZİM PARTİMİZ" YERİNE "BİZİM İTTİFAKIMIZ"

Ulaş DEMİRAY / ulasdemiray@gmail.com

Sn. Meral AKŞENER ve diğer cumhurbaşkanı adayları için imza verenleri ya da onların konuşmalarını sanal ortamda beğenip paylaşanları eleştirmeyi ve suçmuş gibi göstermeyi vazife edinmiş bir kesim var. Bu kişiler hala gelinen noktada soğuk savaş dönemi solculuklarını sürdürmeye devam ediyorlar. Kime hizmet ettikleri konusunda bir farkındalıkları ve kaygıları olmayan bu kişiler hala geçmişin acı hatıralarına takılı kalarak, akılları ile değil, duygularıyla davranış belirleme çabasındalar. İddia ediyorum; Hiç kimse, bu ülkede, geçmişte elini kana bulamamış, faili meçhul yaşamamış, yaşatmamış bir siyasi iktidar örneği veremez. Yani yok birbirimizden farkımız..  Umarız ve dileriz ki bundan sonraki süreçte herkes maziden dersini almış olur ve o ilkel, kanlı, düşmanca uygulamalar artık bir daha yaşanmaz..

***

Öyle bir KARDEŞLİK SÜRECİ’ni başlatabilmek için 24 Haziran seçimlerinde tercihimizi belirlerken acaba kıstaslarımız ne olmalı? Oturup bunu bir kez daha değerlendirmeliyiz.. Bu seçimler  bugüne kadar alıştığımız türden bir seçim değil.. "Ben CHP'liyim, İYİ Partiliyim, kendi partimden başka partiye ve adaya oy vermem" demek sadece anlamsız ve yararsız bir övünmeden öteye çok da işe yaramaz. . Çünkü artık olay tek başına bir siyasi partinin aşamayacağı bir noktaya gelmiştir. Derin yaralar alan, zıvanadan çıkan, kapanın elinde kalan Devletin önemli bir onarına ihtiyacı vardır. Bu tek başına bir partinin başarabileceği bir şey değildir. O nedenle Bu seçimde “Bizim partimiz” yerine "Bizim ittifakımız" anlayışına göre tercihimizi belirlemeliyiz..

***

Tüm anketler ne derse desin eğer HDP barajı aşarsa muhalefetin TBMM de büyük bir çoğunlukla etkin olacağı kesindir.. Hele bu ittifak ve birliktelik 2'nci turda da sürdürülebilirse cumhurbaşkanının da bu muhalefet ittifakı içerisinden çıkması hiç de sürpriz olmaz.. 7 hazirandaki gibi yeni bir BAHÇELİ çıkıp da “Ben onunla da olmam, ben bununla da olmam, RTE’nin ekmeğine yağ sürmek benim daha çok işime gelir” demezse ülke siyasetine, huzur, istikrar, kardeşlik, hak, hukuk adalet kısa zamanda yerleşir.. Seçimlerdeki  %10 barajı makul bir seviyeye iner, OHAL kalkar, YÖK yeniden şekillendirilir, tanrısal liderler yerine demokratik yollarla gelip giden bir yürütme sistemine evrilinir, hatta anayasa bile KUVVETLER AYRILIĞI prensiplerine göre yeniden düzenlenebilir. Bunun için tek koşul hem 1'inci turda hem de özellikle 2'nci turda Millet İttifakı partileri ile barajı geçmeyi başaran HDP'nin tarihte eşi görülmemiş bir dayanışmayı sonuna kadar götürmeleri ile mümkündür. O nedenle özellikle millet ittifakının zayıf ya da çok kuvvetli olduğu yerlerde HDP'nin barajı geçmesi için desteklenmesi yine aklın yoludur..

***

12 Eylül 1980 tarihinde zirveye çıkan Devletimiz üzerindeki ASKERİ VESAYET, 2010'lu yıllarda sona ermiştir. Ama ne var ki askeri vesayeti sona erdirenler, o aşamada vesayetsiz bir devlet yönetimini oluşturmak yerine kendilerini Devlete vasi tayin ederek bugünlere gelmişlerdir. 24 Haziran seçimleri neredeyse diktatöryaya dönüşen bu son VESAYET döneminin millet eliyle sona erdirilmesi için çok önemli bir fırsattır.  O nedenle bu aşamada koyu bir partili olmak ve inat etmek, boykot etmeyi marifet saymak yerine AKILCI olmak ve sonuna kadar İTTİFAK çizgisini takip etmek ve sürdürmek en doğru ve TEK seçeneğimizdir.